Küresel uzmanların tahminleri masada: Altında yeni kritik eşik (27 Eylül)

Altın fiyatları, ABD tahvil getirilerindeki yükselişin oluşturduğu baskıya rağmen 4.300 dolar seviyesindeki desteğini korumaya çalışıyor.

Commerzbank Emtia Analisti Barbara Lambrecht, piyasanın ABD’de faiz artırımlarının beklenenden daha erken gerçekleşebileceği ihtimalini daha fazla fiyatladığını belirtti.

Lambrecht, bunun ABD tahvil getirileriyle birlikte reel faiz oranlarını yükselttiğini ve altın tutmanın fırsat maliyetini artırdığını ifade etti.

Lambrecht, buna karşın altının mevcut seviyelerdeki görünümünün iki ay önceki döneme kıyasla daha dirençli olduğunu söyledi.

Analist, o dönemde altının ons başına 4.000 dolar seviyesinde destek bulmakta zorlandığını, tahvil getirileri ve faiz beklentilerinin ise daha düşük olduğunu belirtti.

Lambrecht ayrıca uzun vadeli yatırımcıların altın ETF’lerine yatırım yapmayı sürdürmesinin olumlu olduğunu ifade ederek düzeltme ihtimalinin sınırlı kalabileceğini kaydetti.

Britannia Global Markets Metaller Bölümü Başkanı Neil Welsh ise güçlü merkez bankası alımları, devam eden jeopolitik gerilimler ve artan mali kaygıların altın piyasasına destek sağladığını söyledi.

MarketVector Indexes Küresel Endeks Ürün Yönetimi Başkanı Joy Yang da düşük hisse senedi piyasası oynaklığının altın açısından destekleyici olduğunu belirtti.

Yüksek enflasyon ve tahvil getirilerine karşın S&P 500 endeksi 7.000 puanın üzerindeki rekor seviyelerine yakın seyrini sürdürüyor.

Yang, hisse senedi yatırımcılarının tahvil piyasasındaki artan risklere karşı kayıtsız göründüğünü, bazı yatırımcıların ise altını korunma aracı olarak kullandığını ve enflasyon baskısının hafifleyip hafiflemeyeceğini izlediğini söyledi.

Analistler, altın üzerindeki aşağı yönlü risklerin sınırlı olabileceğini belirtirken tahvil getirilerinin yüzde 5’in üzerinde kalmasının değerli metal üzerinde gelecek hafta da satış baskısı oluşturabileceğini değerlendiriyor.

Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, altın için ons başına 4.235 dolar seviyesinde yeni bir destek oluşup oluşmayacağının izleneceğini söyledi.

Hansen, bu seviyenin kırılması durumunda piyasada daha derin bir düzeltme yaşanabileceğini ve fiyatların haziran-temmuz dönemindeki yaklaşık 4.000 dolar seviyesine yeniden yönelebileceğini belirtti.

Hansen’e göre yükselen faizler ve güçlenen doların oluşturduğu baskıya rağmen altının dayanıklılığını koruması, temel talebin sürdüğüne işaret edecek. Analist, mevcut savunmacı görünümün değişmesi için 4.400 dolar seviyesinin aşılması gerektiğini ifade etti.

GivTrade Piyasa Analisti Waleed Said ise enflasyonun merkez bankasının yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyretmesi ve ABD Merkez Bankasının yıl sonuna kadar faiz artırabileceğine ilişkin beklentiler nedeniyle ons altında 4.000 dolar seviyesinin ulaşılabilir bir hedef olduğunu söyledi.

Said, faiz oranlarının yüksek kalmaya devam etmesi halinde aşağı yönlü risklerin sürdüğünü belirterek Fed’in yeni faiz artırımları yapması ve faizlerin yüksek seviyelerde kalması durumunda altının 3.800 dolara gerilemesinin de göz ardı edilemeyeceğini kaydetti.

Öte yandan bazı analistler, gelecek hafta açıklanacak ekonomik verilerin altının yönü açısından belirleyici olabileceğini düşünüyor.

Ekonomi takviminde enflasyon baskısının seyrini göstermesi beklenen Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) Endeksi ile eylül ayına ilişkin Tarım Dışı İstihdam raporu öne çıkıyor. Hafta içinde ulusal imalat verileri ile özel sektör istihdam rakamları da açıklanacak.

Analistler, altın yatırımcılarının özellikle iş gücü piyasasına ilişkin verilere odaklanması gerektiğini ve bu göstergelerin enflasyon verilerinden daha güçlü bir etki yaratabileceğini belirtiyor.

Welsh, beklentilerin altında kalan istihdam ve ücret verilerinin tahvil getirileri ile dolarda düşüşe yol açarak altın fiyatlarında kısa vadeli yükseliş sağlayabileceğini söyledi. Buna karşılık güçlü bir iş gücü raporunun doların değerini destekleyerek altın üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini ifade etti.

Said, ABD istihdam verilerinin son olarak beklentilerin altında kaldığı dönemde piyasaların faiz beklentilerini önemli ölçüde değiştirdiğini ve faiz artırımlarını gündemden çıkardığını belirtti.

Capital.com Araştırma Başkanı Monte Safieddine ise altın fiyatlarının güçlü bir performans gösterdiğini ve yatırımcıların temel yapısal sorunların çözülmemesi nedeniyle tahvil piyasasına girmekte temkinli davrandığını kaydetti.

Safieddine, öncü PMI ve işsizlik başvurularının ardından gelecek daha zayıf ekonomik verilerin söz konusu sorunları kısmen hafifletebileceğini belirtti.

Analiste göre PMI ve iş gücü piyasasına ilişkin verilerin, Fed’in daha az şahin bir tutum benimsemesini sağlayacak ölçüde zayıflık göstermesi gerekiyor.

Gelecek haftaki olası dalgalanmaların yanı sıra bazı analistler, altın fiyatlarındaki gerilemeyi uzun vadeli bir alım fırsatı olarak değerlendirmeyi sürdürüyor. Yüksek faiz oranlarının ise ilerleyen dönemde yeni bir yükselişi tetikleyebileceği ifade ediliyor.

Said, ABD borcunun faiz oranlarının yüksek olduğu önceki dönemde yaklaşık 8,9 trilyon dolar seviyesinde bulunduğunu, bugün ise 40 trilyon doların üzerine çıktığını belirtti.

Said, ortalama borçlanma maliyetlerinde her 1 puanlık artışın yıllık yaklaşık 400 milyar dolarlık faiz maliyeti oluşturduğunu ifade ederek bunun yüzde 5’in üzerindeki getiri oranlarında uzun süre sürdürülebilir olmadığını söyledi.

Said’e göre bu durumda ekonomik büyümenin yavaşlamasıyla Fed’in politika değişikliğine gitmesi veya enflasyonun borç ve dolar üzerinde aşındırıcı etki yaratması mümkün. Her iki senaryonun da altın fiyatlarını destekleyebileceğini belirtti.

NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi vermemektedir.

The post Küresel uzmanların tahminleri masada: Altında yeni kritik eşik (27 Eylül) first appeared on kilis-egitim.com.tr.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir